Kayseri

Dated: 20 Şub 2009
Posted by recep
Categoiry: Kayseri
0 Comments

Eski kent merkezi dışındaki kısımları ile de modern bir kent görünümü dikkatinizi çeker.
Honat (Huand) Hatun Külliyesi
Cami, medrese, türbe ve hamam yapılarından oluşan ve Anadolu Selçuklularının ilk külliyesi olan yapı 1238’de yapılmış. Medrese iki eyvanlıdır. Avluda 16 oda ve türbe girişi ile büyük dersane bulunur. Hamam ise çifte hamam planındadır. Erkekler ve kadınlar için ayrı bölümleri vardır. Kayseri Kalesi’nin karşısında bulunan külliye 1969’da restore edildi.

Kayseri Kalesi
Cumhuriyet Alanı’ndaki kalenin kuzeyindeki surlar Bizans yapımıdır. Diğer kısımları Selçuklu Sultanı I. Alaaddin Keykubat (Ölümü 1236) tarafından Moğol saldırılarına karşı yaptırılmıştı.

Kalenin yazıtlarından 1432 ve 1466 yıllarında onarım gördüğü anlaşılmaktadır. İç ve dış kale olarak iki kısımdır. Kale duvarları 3 metre genişliğindedir. İç kale iyi korunmuş durumdadır. İçinde Fatih Mehmet’in yaptırdığı cami ve çeşmenin kalıntıları görülmektedir. Dış kaleden kalan burçlar kentin çeşitli mahallelerinde görülebilir. Talas Caddesindeki burçlar (Yoğun Burç) en sağlam durumda olanlarıdır. Sahabiye Medresesi Cumhuriyet Alanı’ndan İstasyon Caddesi’ne giderken göreceğiniz 1267 yapımı Selçuklu Medresesi Selçuklu eserlerinin sergilendiği bir müze haline getirilmiştir.

Şifaiye Medresesi İstasyon Caddesi yakındadır. 1205 yılında hastane ve medrese olarak yapılmış olan bu Selçuklu eseri Anadolu’nun ilk tıp fakültesi sayılabilir. Şimdi de Kayseri Üniversitesi’nin rektörlük binası olarak kullanılmaktadır

Arkeoloji Müzesi
Honat Hatun Külliyesi’ni yaptıran Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat’ın karısı Mahperi Hatun’un türbesi yanındaki müze 1929’da açıldı. Müzede Prehistorik çağ seramikleri, Kültepe kazısında bulunan tabletler, Hitit eserleri, Kululu heykelleri, Frig, Roma ve Bizans seramikleri, cam ve madeni eserler, büst ve steller sergileniyor.

Keykubatiye Sarayları:
Alaaddin Keykubat’ın 1224’te yaptırdığı yazlık yapı topluluğudur. Üç köşkten oluşur.
İstanbul Caddesi’nde park yanındaki Kurşunlu Camisi (1584) Mimar Sinan eseridir. 1941’de restore edilen cami kesme taştan yapılmış dört köşeli bir yapıdır.

Küllük Camisi 1210 yapımıydı, 1335 depreminde hasar görüp onarıldı, son onarım 1968’de yapıldı.
İstasyon Caddesi’ndeki Sahabiye Medresesi (1267), Hacı Kılıç Camisi ve Medresesi (1249) diğer Selçuklu eserleridir.
1859’da yapılmış 500 dükkanın bulunduğu tarihi Kapalı Çarşı hem alışveriş hem de tarih amacıyla geziliyor.

Yeşilhisar / Kayseri

Dated: 4 Eki 2008
Posted by Heartless
Categoiry: Kayseri
0 Comments
Yeşilhisar Ovası ’nın alçak kesimlerinde Yay, Camız,Söbe ve Çöl gölleri yer almaktadır.
Geniş anlamda bu göllerin tümüne dar anlamda ise Yeşilhisar’ı Niğde-Kayseri karayoluna bağlayan yolun güneyinde kalan, Yay Gölü dışındaki bölümüne Sultan Sazlığı adı verilir. Sultan Sazlığı’nı oluşturan göl ve bataklıklar, kurak mevsimlerde daralır, yağışlı mevsimlerde genişler. Bu göller Erciyes ve Orta Toroslar’dan inen sularla beslenir. 17.200 hektar alanı kapsayan Sultan Sazlığı, dünya çapında önem taşıyan bir ekosistem oluşturur.Sazlığın merkezlerine doğru görülmeyecek kadar yavaş yüzen saz adacıkları bulunmaktadır.

Barındırdığı 301 kuş türü ile Manyas Gölü’nden sonra Türkiye’nin ikinci önemli kuş cenneti olan Sultan Sazlığı ’nda, buradaki kuşların göç yollarını ve yaşama ortamlarını araştırmak amacıyla gözlem ve üretme istasyonu bulunmaktadır. Gerek bitki örtüsü gerekse üzerinde yaşayan canlılarla kuş göç yolları üzerinde yer alan Sultan Sazlığı, her geçen gün yapılan araştırmalar ve çalışmalarla turizme kazandırılmaya çalışılmaktadır.

Soğanlı Antik Köyü
Yeşihisar’ın batısında ve ilçeye 15 km mesafede olan Soğanlı, kaya kiliseleri ve mağaraların bugünkü evler ile içiçe girdiği bir yerleşim yeridir.Ürgüp - Göreme yöresindeki doğal oluşumlarla tarihi yerleşim biçiminin benzerini Soğanlı’da görmek mümkündür. Bu köyün sınırları içerisinde bulunan tarihi kiliseler, peribacaları ve çok sayıda mağara köye yerli yabancı pek çok turist çekmektedir. Köy halkı turizm amaçlı bir kooperatif kurmuş ve turizmden önemli gelir elde etmeye başlamıştır. Köyde pansiyon, kır kahveleri ve lokantalar vardır. Kadınlarca yapılarak bütün Kapadokya’da satılan SOĞANLI BEZ BEBEKLERİ, köyün önemli gelir kaynaklarından biridir. Köy, Yeşilhisar - Ürgüp karayolundan 5 km içeride olup, Soğanlı Vadisinin yamaçlarında kuruludur. İrili ufaklı 50 kilisenin varlığı bilinmektedir.Coğrafi olarak çok ilginç bir yapısı olan Soğanlı Vadisi, çok eski bir yerleşim alanı olarak Roma devrinden kalan kiliseleri ile ünlüdür. Bu kiliselerin en ünlüleri; Azize Barbara (Tahtalı ), Karabaş, Büyük Kilise, Saint Joan Kilisesi, Yılanlı Kilise, Kubbeli Kilise, Saint George Kilisesi, Gök ve Tokalı Kilise’ dir.

Bir vadi içerisinde yer alan Soğanlı, M.S. IV. yüzyıldan itibaren çeşitli uygarlıklara öncülük yapan Hristiyanlığın Kapadokya’daki merkezlerinden bir olmuş ve önemini VII. ve VIII. yüzyıllarda da sürdürmüştür.

Tüflerin üzerinde kurulu olan Soğanlı ve çevresinde peribacalarının çok güzel örnekleri vardır. Buranın en önemli özelliği; 50’ ye yakın kaya kilisesi ve mağaranın varlığıdır. Mağara ve kiliselerde mezarlar, İsa Peygamber ve havarilere ait resimler bulunmaktadır. Arazinin dar olması nedeni ile köyden göç fazla olmuştur. Ancak; günümüzde turizme verilen önem neticesinde köy tekrar canlılığa kavuşmuş, yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı haline gelmiştir.

Soğanlı, Yeşilhisar İlçe merkezine 15 km. mesafede, kaya kiliseleri ve mağaraların bugünkü evler ile içice girdiği bir yerleşim yeridir. Yaklaşık 25 km uzunlukta olan Soğanlı Vadisi, yer sarsıntısı sırasında çökmelere uğramış ve çöken alan doğal etkilerle daha da derinleşerek vadi ve platoları meydana getirmiştir.

Ihlara – Göreme ve Zelve vadilerinde görülen kaya yerleşimleri ve kiliselerin benzerlerini ve bunlardan farklı olarak dünyada hiçbir yerde görülmeyen kubbeli kaya kiliselerini Soğanlı’da görürüz.

850 yılında Soğanlı Vadisinde 200 kadar kilise ve manastır bulunmakta idi. Halen 50 kadar freskli kilise vardır. Ancak bunların 10 kadarını gezmek mümkündür. Diğerlerinin kapısı ve pencereleri örülerek kapatılmış güvercinlik olarak kullanıl-maktadır. Vadide 400 kadar da kaya oyuğu yerleşim yerleri dağ eteklerinde görülebilir.

Roma Dönemi’nden itibaren yerleşim alanı olarak kullanılmaya başlanmıştır. Vadi yamaçlarında yer alan Kaya Kolonilerini, Romalılar mezarlık, Bizanslılar da kilise olarak kullanmışlardır. Kilise freskleri stil açısından XI. ve XIII. Yüzyıl dönemini yansıtmaktadır. Vadi boyunca Soğanlı’da oyulmuş pek çok kilise ve manastırlar dışında binlerce güvercinlik, mağara ve barınaklar da mevcuttur. Bu şaşırtıcı görüntü, dere kenarlarındaki rengarenk ağaçların yumuşak etkisiyle bambaşka bir zamanın sınırlarını zorlar.

Soğanlı; Battal Gazi tarafından Bizans’lılardan alınmıştır. Yerleşim yeri olarak çok sarp olduğundan Battal Gazi’nin buranın fethini en sona bıraktığı, bu nedenle de köyün isminin “SONAKALDI” olduğu, daha sonra bu ismin SOĞANLI olarak değiştiği rivayet edilmektedir.

Tüflerin üzerinde kurulu olan Soğanlı’da 50’ye yakın kaya kilisesi ve mağara mevcut olup, ayrıca peribacalarının güzelliği ile de meşhurdur. Mağara ve kiliselerde mezarlar, İsa Peygamber ve Havarilere ait resimler bulunmaktadır.

Soğanlı Vadisi’nde yer alan önemli kiliseler: Karabaş, Yılanlı, Kubbeli, Saklı, Geyikli, Tokalı, Ballık ve Azize Barbara (Tahtalı) kiliseleridir.

Karabaş Kilisesi Soğanlı Vadisi’nin sağ yamacında yer alır. Farklı zamanlarda ve farklı yöntemlerle boyanmış olup XI. Yüzyıla ait olduğu anlaşılmaktadır.

Kubbeli Kilise, peribacasının iyi bir şekilde işlenmesi ile oluşturulmuştur. Tonozları, apsisleri ile ileri bir mimarlık özelliği gösterir.

Kubbeli Kilise, Kapadokya kültürü içerisinde kayaların hem içerden hem dışardan şekillendirildiği birkaç örnekten biri olmasıyla özel bir yere sahiptir.

X. yüzyılda yapıldığı sanılan Azize Barbara Kilisesi ise vadinin sonunda yer alır. Tahtalı Kilise adı ile de anılan bu kilise, tek nefli, tek apsisli ve beşik tonozludur.

Keşlik Köyü

Keşlik Köyü, Yeşilhisar’a dört km. uzaklıkta yaklaşık 100 haneli kargir-taş evlerden inşa edilmiş üç mahalleden oluşan, çevresinde doğal ve tarihi kayalıklar, oyma mabet ve ikametgahlar bulunan kapadokya yöresinin özelliklerini taşıyan bir köydür. Köyün batı tarfında Karatepe yamaçlarının devamında, Kestel mevkiinde birbirine bağlı yarım ay biçiminde üç parça halinde tepeciklerde çok sayıda oyma mağara bulunmaktadır. Bunların arasında kaya mağaraları da bulunmaktadır. Mağaraların büyüğünde üç koridordan diğer yeraltı yolları ve mağarlara geçilmektedir. Koridorların ağızları kapalı olduğu için ilerlemek mümkün olamamaktadır. Burasının bir yeraltı şehri olduğu düşünülmektedir. Yakında Canlı Kilise denilen oyma kilise bulunmaktadır. Bu mabetin kubbeli giriş bölümü yıkılmış bulunmaktadır. Canlı kilisenin güneyinde tepenin burun kısmında fresk izleri bulunan oyma mağara mabet kaya kilise bulunmaktadır. Kaya kilisenin alt katına köylülerce konferans salonu adı verilmiştir. Buranın yakınında yine köylülerce gözetleme kulesi denilen fakat bulunduğu yer çevreden alçak olan mekan bulunmaktadır. Buranın üst taraflarında köylülerce güvercinlik olarak kullanılan kısmen kapalı çok sayıda mağara ve oyma yapı bulunmaktadır.

Özellikle Kestel denilen ve halen tam olarak günışığına çıkarılamamış bulunan yeraltı şehri (ikametgah ve mabet kompleksi) önemli turistik varlıkarın başında gelmektedir. Bu mekan mağaralar ve güvercinlik olarak kullanılan oyma odalar ile çevrelenmektedir.

Bu bölge sit alanı olarak tescil edilmiştir. Yeşilhisar Ürgüp karayolunun yakınında bulunan Keşlik, Yeşilhisar’a 4, Soğanlı’ya 10 km. mesafededir ve doğal-tarihi güzellikleri ile turistik açıdan görmeye değert bir yerdir.

Erdemli Köyü
Pek çok uygarlıkların yaşadığı köyün ilk kuruluş yeri, vadinin yamaçlarında bulunan oyma mağaralardır. Kesin olarak tesbit edilebilen tarihi ise, mevcut kilise ve kaya oyma mezarlardan Bizanslılara kadar uzanmaktadır. Kayseri - Adana karayolundan 3 km içeride kuruludur. Erdemli’de kendine has özellikleri olan kiliseler bulunmaktadır. Bunun yanısıra pek çok kaya oyma ikametgah ve mağara kalıntısı da görülebilir.

Kayseri

Dated: 4 Eki 2008
Posted by Heartless
Categoiry: Kayseri
0 Comments
Asur Ticaret Kolonileri çağında bir ticaret merkezi olan kent, günümüzde de eskiden gelen şeker, dokuma ve uçak fabrikalarıyla ve yeni filizlenen tekstil ve diğer ürünleri ile canlı ticaret yaşamını sürdüren bir Orta Anadolu şehridir.
Eski kent merkezi dışındaki kısımları ile de modern bir kent görünümü dikkatinizi çeker.
Honat (Huand) Hatun Külliyesi
Cami, medrese, türbe ve hamam yapılarından oluşan ve Anadolu Selçuklularının ilk külliyesi olan yapı 1238’de yapılmış. Medrese iki eyvanlıdır. Avluda 16 oda ve türbe girişi ile büyük dersane bulunur. Hamam ise çifte hamam planındadır. Erkekler ve kadınlar için ayrı bölümleri vardır. Kayseri Kalesi’nin karşısında bulunan külliye 1969’da restore edildi.

Kayseri Kalesi
Cumhuriyet Alanı’ndaki kalenin kuzeyindeki surlar Bizans yapımıdır. Diğer kısımları Selçuklu Sultanı I. Alaaddin Keykubat (Ölümü 1236) tarafından Moğol saldırılarına karşı yaptırılmıştı.

Kalenin yazıtlarından 1432 ve 1466 yıllarında onarım gördüğü anlaşılmaktadır. İç ve dış kale olarak iki kısımdır. Kale duvarları 3 metre genişliğindedir. İç kale iyi korunmuş durumdadır. İçinde Fatih Mehmet’in yaptırdığı cami ve çeşmenin kalıntıları görülmektedir. Dış kaleden kalan burçlar kentin çeşitli mahallelerinde görülebilir. Talas Caddesindeki burçlar (Yoğun Burç) en sağlam durumda olanlarıdır. Sahabiye Medresesi Cumhuriyet Alanı’ndan İstasyon Caddesi’ne giderken göreceğiniz 1267 yapımı Selçuklu Medresesi Selçuklu eserlerinin sergilendiği bir müze haline getirilmiştir.

Şifaiye Medresesi İstasyon Caddesi yakındadır. 1205 yılında hastane ve medrese olarak yapılmış olan bu Selçuklu eseri Anadolu’nun ilk tıp fakültesi sayılabilir. Şimdi de Kayseri Üniversitesi’nin rektörlük binası olarak kullanılmaktadır

Arkeoloji Müzesi
Honat Hatun Külliyesi’ni yaptıran Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat’ın karısı Mahperi Hatun’un türbesi yanındaki müze 1929’da açıldı. Müzede Prehistorik çağ seramikleri, Kültepe kazısında bulunan tabletler, Hitit eserleri, Kululu heykelleri, Frig, Roma ve Bizans seramikleri, cam ve madeni eserler, büst ve steller sergileniyor.

Keykubatiye Sarayları:
Alaaddin Keykubat’ın 1224’te yaptırdığı yazlık yapı topluluğudur. Üç köşkten oluşur.
İstanbul Caddesi’nde park yanındaki Kurşunlu Camisi (1584) Mimar Sinan eseridir. 1941’de restore edilen cami kesme taştan yapılmış dört köşeli bir yapıdır.

Küllük Camisi 1210 yapımıydı, 1335 depreminde hasar görüp onarıldı, son onarım 1968’de yapıldı.
İstasyon Caddesi’ndeki Sahabiye Medresesi (1267), Hacı Kılıç Camisi ve Medresesi (1249) diğer Selçuklu eserleridir.
1859’da yapılmış 500 dükkanın bulunduğu tarihi Kapalı Çarşı hem alışveriş hem de tarih amacıyla geziliyor.

İlçeler